28 Kasım 2011 Pazartesi

!!!

emek..alınteri....bildiğimiz sıradan cümleler ve telkinlerden başka bir de ünlemlerin doldurduğu dünya...
emek"insanın en mutlu ve en mutsuz olma sebebi."

1 Haziran 2011 Çarşamba

"akıl ve insan"

insan akıllı bir canlıdır.sebebi verilen hazineyi değil verilen kaynağı kullanmayı öğrenmiştir ilk yaratıldığı andan itibaren.bi leoparın bi antilopu avlama tarzına hayran kalabilirsiniz ve diyebilirsiniz ki ne kadar zeki bi hayvan.aslında zeki sıfatı o durum için gecersizdir.sebebi orda kullandıgı üstün bi zeka değil yaratılısından gelen yetenektir.akıllı sıfatı işte burda geliyor gündemimize akıl zekasını yani yetenegini kullanma biçimi ve bu gercekten etkileyici bi gelişimdir.insanlar da böyledir.her insanın yeteneginin diğer branşlara göre daha fazla olan bi alan vardır ancak o yetenegini kesfetmeyi bekleyip kesfedince de üzerine düşmeli.hic bilmediginiz bir alanda mükemmelsiniz.

31 Mayıs 2011 Salı

bende bilemedim ?

şu sıralar epey bi kitap okuma hevesi var içimde ha ayrıca bunun etkilerinden bikaçı son zamanlarda karşıma gerçekten güzel eserler çıkıyo..yataktayım ve etrafımda bi kac taneden fazla kitap var bide bitirip yataktan ayrılıp raflara gidenler var...hayatımın büyük bi kısmını kitap okumadan ve bu eylemden nefret ederek geçirdim bu şekilde pırtlayan bi hevesi nedense çok benimsedim ve sevdim...yazınsal eserlere ilgim artmakta...kitap elinizde malzeme varsa gerçekten gerekli bi tarif kaynağı...ancak malzeme olmadan yemek yapamayız dimi...

26 Mayıs 2011 Perşembe

!

insanlar birbirlerinin içine daha çok girince kullandıkları kelimelerin anlamlarında çok büyük kayıplar oluyor.daha fazla mimikler ve jestler anlaşmak için araç konumu alıyor.sadece küçük bi çocuk gibi davranmak bile yeterli oluyo.bi çocuğa soru sorduğunuzda -elin acıyo mu? diye çocuksu mimiklerle verdiği -acıyo cevabı canımızı çok yakabilir.bunun gibi durumlar vardır çocuk olmak gerekmez.

sadece yüzünüz yeterli olmalı bir aşk için , bir aile için...
sadece bir varlık lazım o yüzlerde.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

yavaştan yavaştan...

yavaştan yavaştan cidden hayatımın yarısına gelmek üzereyim ve haa keyfim yerinde değil tam olarak...o kadar saçma olaylar yaşıyorum çok eğleniyorum ama keyfim yerinde degil...aşığım ama keyfim yerinde değil..ilerde başarılı bir iş adamı olacam keyfim yerinde değil..çocuğum olcak ilerde keyfim yerinde değil..bilmiyorum bu keyifsizliği yaratan nedir..ama şu dünyada eylem içinde olduğum an itibariyle en fazla keyif aldığım iki şey var biri sevgilim diğeri ise sadece düşünmek...kafa patlatmak...ve yine kafa patlatmanın kapsadığı hayal kurmak...
teşekkürler...

3 Şubat 2011 Perşembe

lan!!

lan arkadaş aşk varya seni çok seviyorum...lan arkadaş ben seni de çok seviyorum...lan ben varya ben seni bulmak için öyle kavgalar ettim öyle çatışmalar geçirdim ki seni bulana kadar her an isyan ettim buldugumda hepsine deydigini gördüm..sen varken hayatım da merak etmiyorum durduk yere tedavi oluyorum sen bana ilaç oluyosun sen benim kırmızı çilekli şurubumsun ve kalbin bende bak ne güzel atıyor göğsümde..aşk en beklemediğiniz anlarda hakettginizi düsündügünüzde değil hakettiginizde mucize olacaktır...lan!

24 Ocak 2011 Pazartesi

ah be ankara!!

bu ankara varya bu ankara!!
hiç birşeyim yok şu ankarada kimsem yok evim yok arabam yok param yok arkadaşım sevgilim hiçbirşeyim yok ama..seviyorum işte...kalbim burada doluyo sanki hergün aşıkmışım gibi...mutlu ama hüzünlü...kızgın ama küskün değil...sanki her dakika kavga edip ve yine her dakika barışıp beraber olacakmışız gibi...